Edebiyat Felsefe Mitoloji Sosyoloji Sözlük Ekitap. Buraya Tıklayarak Sözceleme sizde katılabilirsiniz. Anlayan ve anlatmak isteyen, düsünen ve düsündürmek isteyen, öğrenen ve öğretmek isteyen herkesi sözceleme üye olmaya bekliyoruz... Çünkü bilgi paylasmayla başlar..  
 Kullanıcı:  Şifre:
 
 

  Lütfen Üye Olunuz.  Misafir : 6 - Üye : 0 - Online Üyeler :                               DUYURU : Server'larımızda yaşadığımız teknik bir arıza nedeniyle sitemiz uzunca bir süre kapalı kaldı. Bu durumdan dolayı sitemize ulaşamayan tüm üye ve ziyaretçilerimize gösterdikleri anlayış için teşekkür ederiz. Sözcelem Site Yönetimi.

 

 

Deneme: "O" nun 1. Günü

Denememefi yazdı: "

“O”nun kendini göstermesinin üstünden tam bir gün geçmişti. İnsanlar onu hemen unutmuş ve kendilerini gündelik yaşayışlarının, üretim ve tüketim ilişkilerinin içinde ki koşturmacanın akışına kaptırmışlardı. Bu Âdem ve Havva çocuklarının vazgeçemeyeceği bir şeydi. Hayat bütün hızıyla akmaya devam ediyordu.

“O”nun ürküten sesiyle ara verdi insanlar bu koşturmacaya.

“Neden buradasınız? Ne yapıyorsunuz? Yaşamınız zaman denen kavramın akışında son buluyor, yaşamak için ne yapıyorsunuz. Söyleyin bana buraya nasıl geldiniz, adına modern dediğiniz dünyanıza bir bakın. Esir olduğunuz kavramlar ve metaları yaşam sayıp onları koruyacak kutulardan evler inşa ettiniz. Tıpkı zihninizde ki karmaşa gibi kentlerinizde karmaşık. Zaman ve mekan yaşamınızın ana unsurları artık ve yıllarınızla mülkleriniz olmasa koca birer hiçsiniz.

Yıllarınızı gelecekte elde edeceğiniz mülkleri planlayarak geçirdiniz. O yüzden hafızanızda tutabileceğiniz bir geçmişiniz olmadı.

Başkalarının geçmişini üstlendiniz hep, başkaları yazdı tarihinizi. Ve şimdi; sahip çıkamadığınız kendinizle birlikte siliniyor geçmiş bellek. Bir hiçliğe evriliyor zaman, acı ve kaygı veren.”

Bu konuşmadan sonra insanlar O’nun inandırıcılığını daha fazla kabullendiler. Görünmeyen ama duyulan, bilinmeyen ama anlatan bu “şey” neydi? İnsanlar artık korkuya kapılmış ve neler olacağını merak ediyordu.

“ Siyasetçiler, din adamları, şirket sahipleri, akademisyenler ve hocalar, ordu komutanları ve polisler… Siz yöneticiler! Neyi yönettiğinizi, nasıl yönettiğinizi biliyor musunuz? Yüz binlerce yıldır durmaksızın devinen yeryüzünün sizleri ayrıcalıklı kıldığını sandınız. Ve şimdi bütün bu binyılların sonunda sizin yönetiminiz açlık ve yokluk demek, yıkım ve ölüm demek. Siz yöneticiler! Yeryüzünü ve devinimi “akıl”la yok ettiniz. Ve şimdi ölüm halkasında kıvranıyor insanlık”

Bu konuşmadan sonra yeryüzünde ki bütün yöneticiler (Din adamları, siyasetçiler, asker ve polisler ve diğerleri) bir meydanda toplanmaya başlandı. Gitmek istemedikleri halde ayakları, bedenlerini meydana götürüyordu. Yüzlerinde vahşetten kalma bir korku, zihinlerinde kaygıyla… Son’a yaklaşmış bir başlangıç yaşadıklarını anladılar o anda. Meydanda toplandılar, birer mağdur edasıyla.

“Siz! Ağlayan, korkan, yaşadığınız bu anlam veremediğiniz olay karşısında ölümü hissedenler. Yaptıklarınızın bedelini ödemek için toplandığınız bu meydanda kendinizi mağdur edilmiş, zorla alıkonulmuş ve haksız yargılanan mağdurlar sanıyorsunuz. Bu meydana kendiniz geldiniz. Bu meydanda olacaklardan da siz sorumlusunuz!”

O konuşmasını bitirdikten sonra yeryüzü devasa bir sesle irkildi, bu ses büyük bir yıkımın sesiydi. Yeryüzünde ki bütün yönetim binaları bir bir yıkılmaya başlamış, bütün kiliseler, camiler, havralar, meclisler, adliyeler, cezaevleri ve diğer her türden yönetime ait mülk olduğu yerde paramparça ediliyordu. Bu görüntü meydanda toplanan kalabalığın daha da korkmasına, çığlıklar atmasına ve en kudretli olan yöneticilerin bile yalvarmasına neden oldu. Panik işlevsel bir araç olarak hepsinin zihnine sızmış ve hepsi olan bitenin farkındaymış gibi birbirini suçlamaya başlamıştı. Ölüm korkulan bir ‘an’ oldu düştü yüreklerine. Din adamları siyasetçileri, siyasetçiler para babalarını, hâkimler yasa koyucuları suçluyordu.

“ Ölümü hissettiniz, ben’likleriniz o kadar hastalıkla dolmuş ki ölürken bile siyasetten vazgeçemiyor ve birbirinizi suçluyorsunuz. Zihniniz sizi ele vermekten korkuyor, titriyorsunuz.

Bu meydanda toplandınız çünkü insanlığa ortak bir acı yaşattınız ve miras bıraktınız. Hiç biriniz bir diğerinden bağımsız değildi ve hepiniz bir büyük gücün ortak birer parçası olarak hareket ettiniz. MÜLK.

Mülklerinizi korumak ve çoğaltmak için yasalar çıkardınız, korku salmak ve itaat ettirmek için peygamberler getirdiniz. Mülkleriniz belirledi siyasetinizi, mülklerinize göre eğittiniz-öğrettiniz. Mülklerinize göre değilmiydi bütün ibadetleriniz. Görkemli inşa ettiğiniz mabetleriniz nasıl eşitlik sağlayabilir yeryüzüne. Pahallı meclis binalarınız kimin hizmetinde olabilir. Para babalarının finansörlüğünde yapılan adliyeleriniz kimi yargılamak için.

Adalet, siyaset ve din değilmidir mülkünüzün korunma temeli."

“Siz yöneticiler! Suçlusunuz… En moderniniz bile sadece barbarlık taşıyabildi yeryüzüne, sadece ölüm ve yıkımın habercisi olabildiniz. Ve şimdi büyük bir yıkım sonrası öleceksiniz.”

O susmuştu, uzun bir süre bekledi meydandakiler konuşmasına devam etmesi için. O susmuş ve meydanın yazgısı söylenmişti. İnsanlar korkuyla birbirlerinin gözlerine baktı. Yüz binlerce kişi vardı meydanda nasıl bir duygu bu vahşete göz yumabilirdi, hangi akıl onaylardı burada yaşanacakları. İnsanlar korkuyla baktı birbirine, burada olmayı kendileri istemişti, yazdıkları sondu bu. Akıl onların elinde bir barbarlık aracına dönüşmüştü, mülklerine olan sevgileri aklı öldürmüştü. Ve şimdi o akıl tüm bu yaşananların mimarı, meydanda ki kalabalığın ortak iradesi olmuştu. Öleceklerdi…

(Zbigniew Preisner,Requiem for my Friend - Lacrimosa day of tears: Gökyüzünden inmeye başlayan ezgi insanların kulağına ulaştığında başlayacaktı her şey. Meydanda ki herkes gözyaşı döktüğü bir günü sonlayacaktı bu ezgiyle.)

Biraz ilerde, beton binalardan oluşmuş kentte, meydan da olan bitenden habersiz insanlar korkuyla gökyüzünden inen bu ezgiyi dinliyordu. Zihinlerinde ki korku ezginin sakinleştirici melodisine daha fazla dayanamadı, Ezginin değişken akıcılığı tıpkı insan zihni gibiydi. Kısa sürede melodiler hırçınlaştı, birazdan yaşanacakları haber verir gibiydi notalar. Ama insanlar anlamadı, ta ki gökyüzünden notalarla birlikte insan cesetleri düşene kadar. Bunlar meydandakilere aitti. Yönetim binalarının yıkıntılarına, sokaklara, teraslara, bahçelere, her yere düşüyorlardı. İnsanlar reflekssel olarak her zaman ki korunma yerlerine, mülklerine kaçmaya başladı. Mülk onların zihinlerini, duygularını, korku ve tepkilerini belirleyen tek kavram gibiydi.

 

Not: Yazı özet olarak eklenmiştir.

"
 

  Tarih: 17.04.2008 Saat: 18:15 Gönderen: babazula

 
 
 İlgili Bağlantılar
· Konuda ara: Deneme
· Editör: babazula


En çok okunan Yazı: Deneme:
EY AŞK BENİ BÖYLE BIRAKMA


 Yazı Oylama
Ortalama Puan: 4.4
Toplam Oy: 10


Lütfen bu Yazıyı oylamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


 Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa


İlgili Konular

Deneme

Bu yazıya yorum ekleyin. Yazarın kendini geliştirebilmesi için yorumunuza ihtiyacı olabilir.
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: (Puan: 1)
Gönderen: desist Tarih: 17.04.2008 Saat: 20:06
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Çok ilginç bir yazı mefi, farklı... Hiç de yabancı değil anlatılanlar. Bugünü, ilahi biçimde anlatımı. Bam telime bastığını itiraf etmeliyim. Ama okuduktan sonra aklımın soru çengeline hemen şu takıldı; peki, mülke tapınanlara izin veren çoğunluğun hiç mi suçu yok, toplumun o noktaya gelmesinde? 


  • Re: Gönderen: mefi Tarih: 17.04.2008 Saat: 20:15
    • Re: Gönderen: desist Tarih: 17.04.2008 Saat: 20:56
 Site Menü

Sözcelem Felsefe Edebiyat

Sözcelem Felsefe Edebiyat Dergisi

Sözcelem Müzik

 ANASAYFA

 DERGİ

 MÜZİK

EDEBİYAT
FELSEFE
KÖŞE YAZARLARI
SÖZLÜK
E. MAKALELER
BLOG
KARANLIK ODA
KİTAPLIK
SÖZCELEM RADYO
ÜYELİK
İSTATİSTİKLER
SİTE HARİTASI
SİTEMİZİ ÖNERİN
EDEBİYAT-YAZI GÖNDER
BLOGUNA YAZI EKLE
FELSEFE-YAZI GÖNDER
TERİM EKLE
KİTAP TANITIMI EKLE

 Felsefe Notları
 Tüm Kategoriler
 BİRİKİM
 FELSEFE NOTLARI
 FELSEFEYE GİRİŞ
 FELSEFİ AKIMLAR
 FİLOZOFLAR
 HEGEL
 MARX
 OKUMA ODASI
 ORTAÇAĞDA FELSEFE
 PLATON
 PSİKOLOJİ
 TARİHSEL BELLEK
 YILMAZ ÖNER

 MAKALELER

NE NEDİR


 DENEME
 DENEME NEDİR

 ÖYKÜ
 ÖYKÜ

 DESTAN
 DESTAN NEDİR

 EDEBİYAT AKIMLARI
 KLASİZM NEDİR.
 GERÇEKÜSTÜCÜLÜK
 NATURALİZM
 GERÇEKÇİLİK
 FÜTÜRİZM
 VAROLUŞÇULUK
 SİMGECİLİK


EDEBİYAT YAZILARI


 ROMAN
 ROMAN ÜZERİNE

 ELEŞTİRİ KÜLTÜRÜ
 ELEŞTİRİ YAZILARI
 MODERNİZM-POSTMODERNİZM
 EDEBİYAT ve HAYAT
 MÜNEKKİT ( ELEŞTİRMEN) – AHMET HAŞİM

 ÖYKÜ
 ÖYKÜCÜLERİMİZ
 ÖYKÜNÜN YÜZYILI
 ÖYKÜ YAZMA TEKNİKLERİ

 ŞİİR
 Türk Şiirinin Tarihçesi


SOSYOLOJİ NOTLARI


 SOSYOLOJİK DÜŞÜNCE
  TOPLUM FELSEFESİNDEN SOSYOLOJİK DÜŞÜNCEYE
 EDEBİYAT ve SOSYOLOJİ




MAKALELER

 Son Yorumlanan Yazılar
· 1 PİNOKYONUN MUMU
· 2 YALNIZLIĞINI DA AL GİDERKEN
· 3 YALNIZLIĞINI DA AL GİDERKEN
· 4 PİNOKYONUN MUMU
· 5 KİMLİĞİMİN RENGİ
· 6 TARİH YIRTILACAK
· 7 TARİH YIRTILACAK
· 8 HAYATIMIN İÇİNDEN ÇIKILMAZ ANLARI
· 9 BİR MÜLTECİNİN SANDUKASI
· 10 Aramızda birşey var

 
Toplam E-Kitap: 56
Toplam Kategori: 7
Toplam İndirme: 3015

Yeni E-Kitap
· 1: Suç ve Ceza cilt-2
[Hit: 27]

· 2: Suç ve Ceza cilt-1
[Hit: 30]

· 3: DİRİLİŞ
[Hit: 29]

· 4: Değişim, Franz KAFKA
[Hit: 45]

· 5: Tırpan, Fakir BAYKURT
[Hit: 23]

· 6: Karın Altı Kardelen
[Hit: 36]

· 7: PAZARTESİ ÖYKÜLERİ
[Hit: 101]

· 8: değirmenden mektuplar
[Hit: 28]

· 9: JACK
[Hit: 29]

· 10: Gotha- Karl MARX
[Hit: 62]


Popüler E-Kitap
· 1: Pis Morugun Notları
[Hit: 403]

· 2: Felsefenin Baslangic ilkeleri
[Hit: 129]

· 3: DUVAR
[Hit: 116]

· 4: Arthur Schopenhauer
[Hit: 107]

· 5: Ömer HAYYAM
[Hit: 105]

· 6: Estatik, Betimleme, Din
[Hit: 104]

· 7: Kapital
[Hit: 102]

· 8: PAZARTESİ ÖYKÜLERİ
[Hit: 101]

· 9: Nietzsche-DECCAL
[Hit: 95]

· 10: Diyalektik ve Tarihsel Materyalizm
[Hit: 89]


 SÖZCELEM FELSEFE-EDEBİYAT DERGİSİ

 KÖŞE YAZILARI
Yazı AdıYazarOkumaTarih
ÖYKÜ ÜZERİNE ÇEŞİTLEMELERReha ÜLKÜ1412008-08-12
AK Parti’nin kapatılmamasıAtalay GİRGİN942008-08-12
[ Devamı... ]

 Üye Menüsü
Toplam Üye: 900
Aktif Üye: 0
Aktif Ziyaretçi: 6
Üye Adı
Şifre
          Yeni Üye KayıtYeni Üye Kayıt
          Şifremi UnuttumŞifremi Unuttum

 PANO
DUYURULAR   

Sadece Kaytl Kullanclar Giri �e De�lseniz �e Olun.

 KARANLIK ODA

1_1172_FocDvOaq9m
1_1172_FocDv ...
  
1_1144_gu6MkbbrNf
1_1144_gu6Mk ...
  
Resim05
Resim05
  
1_1163_SHcJEDnnAO
1_1163_SHcJE ...
  
saudek4
saudek4
  
MRay1
MRay1
  
Resim13
Resim13
  
gundelikci_kadinlar
gundelikci_k ...
  
saudek6
saudek6
  
MRay10
MRay10
  
Resim02
Resim02
  
1_1169_IVtagRqSAo
1_1169_IVtag ...
  
MRay6
MRay6
  
MRay3
MRay3
  
1_1150_VHfoDhpRfi
1_1150_VHfoD ...
  
Resim03
Resim03
  
saudek5
saudek5
  
MRay8
MRay8
  
mahcup_kutlama
mahcup_kutla ...
  
1_1148_jho1zGXcHL
1_1148_jho1z ...
  
saudek3
saudek3
  
1_1145_bltYCJeMuJ
1_1145_bltYC ...
  
Resim09
Resim09
  
gures
gures
  
MRay5
MRay5
  



 KARANLIK ODA

1_1172_FocDvOaq9m
1_1172_FocDvOaq9m
  
1_1169_IVtagRqSAo
1_1169_IVtagRqSAo
  
1_1163_SHcJEDnnAO
1_1163_SHcJEDnnAO
  
1_1161_C8RxVmHqV0
1_1161_C8RxVmHqV0
  
1_1160_VGXB7YSWo8
1_1160_VGXB7YSWo8
  
1_1159_NXsH62i1Ia
1_1159_NXsH62i1Ia
  
1_1154_iXmYzBky1f
1_1154_iXmYzBky1f
  
1_1150_VHfoDhpRfi
1_1150_VHfoDhpRfi
  

Photo Gallery


   ANASAYFA EDEBİYAT FELSEFE ÜYE BLOG KARANLIK ODA İLETİŞİM

sözcelem©, 2006-2007 Site Yöneticisi : Mehmet İSTİF
KreatifAjans

Sözcelem'de yayınlanan bütün yazılar yazarlarına aittir.
Daha fazla bilgi için üyelik sözleşmesini okuyunuz