"
Hiç özlemediğim
ve düştüğün yerde
tarihe dokundum bir an seninle..
Herşey bir an.
İnkâr edilmez bir yanılgıydı özlem
bu ülkede o şehri
o şehirde
elleri ekmek kokan sevgiliyi.
İşte o an
burçlarına asabilirdim kendi ellerimle kendimi
Ah gönlümün güzeli
solgun bahçelerin kır çiçeği
Kırıp dökmeden
incitmeden saçının tek telini
terk etmek zamanıydı, zamansızca seni
Kendimden gider gibi
gönülsüz bir yolculuğa çıkar gibi
Bedeni toprağa
ruhu açığa çıkan ölü
Eskimesin diye aklımda ki güzelliği
terk etmekmiş zamanı kaçırmadan
taru mar edilmiş Lâle bahçeli o şehri.
Bekleme beni
yıktım bir bir
fetih ettiğin kaleleri.
Aşka ve kavgaya dair ne çizdiysen
kirpiğimin altına
kapattım göz kapaklarımı
biraz kırgın, biraz yılgın
yinede umudu tükenmemiş
şiirler biriktireceğim sana
Üstelik hain bir kaçağım
şimdilik
özleme beni
Çağırma çığlık çığlığa
güzellerin yüz yıllık yalnızlık uykusunda şimdi.
Sessiz kal ve bensiz.
Uzun yıllar, sakla güzelliğini
ayak sesimi unutma kadıköy rıhtımında
bir gün elimde siyah bir lale
başımda gök kuşağı
gözlerimde hercai menekşe
çalarım kapını
şimdilik bağışla beni
.........................
"