Edebiyat Felsefe Mitoloji Sosyoloji Sözlük Ekitap. Buraya Tıklayarak Sözceleme sizde katılabilirsiniz. Anlayan ve anlatmak isteyen, düsünen ve düsündürmek isteyen, öğrenen ve öğretmek isteyen herkesi sözceleme üye olmaya bekliyoruz... Çünkü bilgi paylasmayla başlar..  
 Kullanıcı:  Şifre:
 
 

  Lütfen Üye Olunuz.  Misafir : 4 - Üye : 0 - Online Üyeler :                               DUYURU : Server'larımızda yaşadığımız teknik bir arıza nedeniyle sitemiz uzunca bir süre kapalı kaldı. Bu durumdan dolayı sitemize ulaşamayan tüm üye ve ziyaretçilerimize gösterdikleri anlayış için teşekkür ederiz. Sözcelem Site Yönetimi.

 

 

Sinema: YENİ SİNEMA’DA ÖNCÜ ÇOKKÜLTÜRLÜLÜĞÜN NEGASYONU

Sinema-Senaryorehaulku yazdı: "Tarih değişiyor. Sanat da. Eleştirmenin işlevi, o değişimlerle raksederek, gergef çizebilmektir.

‘Yeni Sinema’ deyince, 2005-2010 arasında olasılıkla başlamakta olan, 2010-2015 arasında ise kesin başlamış olacak olan ve en geç 2045-2050’de tamamlanmış olacak olan bir süreç-kategoriden söz ediyoruz. (Süreç-kategorinin varlık-kategoriden farkı, onda var olanın değil, gerçekleşmekte ama tamamlanamayabilir olanın ağırlık taşımasıdır.) Öncü çokkültürlülüğü Richard Schechner’in tanımı olarak alıyoruz: Schechner, 5 tür öncü (: avant-garde) sanat tanımlar (The Twentieth Century Performance Reader, sayfa: 308-326): 1.             Tarihsel ‘avant-garde’, 19. Yüzyıl boyunca / sonunda Avrupa’da biçimlenmiştir. Sinema ve fotoğraf, yoktan var edildi. Resimde, modern sanat oluşturuldu ve gerisi geldi: Sembolizm, empresyonizm, ekspresyonizm, fütürizm, kübizm, dadaizm, sürrealizm, vd. Dansta, modern dans oluştu. Tiyatroda, İbsen’den Meyerhold’a bir çok yazar, yeni anlayışlar yarattı. Yazında, naturalizm ve realizm doğdu. Müzikte atonal müzik icat edildi. Mimaride gökdelenler yaratıldı. 2.             Halihazırdaki ‘avant-garde’, şu an neler yapıldığına bağlı olarak değişir. 2 yıl önceki artık eskidir. Uzunca bir süre hep yeni şeyler denenecek ve su er geç durulacak. Halihazırda, ‘video-art’lar moda… 3.             İleriye bakan ‘avant-garde’, şaşırtıcı ve mahşeri (genelde yıkıcı) bir gelecek görür. İleri teknoloji, hem sevindirici, hem de korkutucudur. ‘Total Recall’ (: Gerçeğe Çağrı) filmi, bu tür anlayışa bir örnektir: İç-hayal dünyası ile, dış-gerçek dünya arasındaki ayrım muğlaktır (ki ‘Matrix’ de, tümüyle bu tema üzerine kuruludur).  4.             Bir gelenek arayan ‘avant-gard’, tiyatrocu Jerzy Grotowski ve Eugenio Barba’da çok belirgindir. Aslında bu bir formülasyon arayışıdır ki 1980’lerin ve 1990’ların dünyasında bu imkansızdı. O yüzden, Grotowski de arayışını tiyatro dışı alanlarda sürdürdü. Bu açmaz, olduğu gibi 21. Yüzyıl’a taşındı: Sanat ne yapamaz? 5.             Kültürlerarası ‘avant-garde’: Epeyi yanlış anlaşıldırılarak kullanılıyor. Özellikle performans grupları, çok ülkeli olmayı çok sesli olmak sanıyorlar (Atatürk’ün 30 sazlı orkestraya dediğini anımsayalım). Sinemada ise, çifte açmaz yaşanıyor: Holywood, John Woo’sundan Bille Auguste’üne, tüm dünyanın ‘avant-garde’ / farklı yönetmenlerini yutuyor ve asimile ediyor (: uyruklaştırıyor). Böylelikle, kendi açmazını globalleştiriyor. Yanısıra, sinema limit sıfır zamanlı filmlere parçalanıyor. Negasyonu; değilleme, olumsuzlama, hayırlama, öteleme, aşkınlaşma olarak ele alıyoruz: Negasyonla aslen imlediğimiz; negatif, tersine ve negatif-tersine diyalektik, triyalektik ... ve poliyalektiktir. Aristo’nun analitik diyalektiğinde, bir şey ya erdemlidir, ya da erdemsizdir. Lao Tzu’nun sentetik diyalektiğinde erdem erdemsizliktir. Hegel’in (Kant’tan devralınmış) triyadik diyalektiğinde sentez denli, dekadans da bir olursaldır (contingency). Marx’ın diyalektik materyalizminde karşıtlar çelişir, çatışır ve sentezlenir. Buraya kadar hepsi pozitif diyalektikti. Adorno’nun negatif diyalektiğinde karşıtlıklar ve çelişkiler birbirine karıştırılmadan birarada tartılır; karşıtlığın iki tarafı diğeri üzerinden dolayımlanmadan, en keskin ucuna doğru sürüklenir. Buraya kadar hepsi düzüne diyalektikti.  Tersine diyalektikte, karşıtlıklar birbirine yaklaşmaz, mesafeli kalır veya birbirinden uzaklaşır. (Daima savaş olacak değil ya.) Bu tutarlı değil, geçerli bir durumdur. Çokkültürlü toplumlarda, örneğin cumhuriyet dönemindeki Türkiye’de, tüm ayralların birbirine anlayış değil, düşmanlık ve saldırı gösterdiği gözlenir. 1985-2000 arasının en mağdur ayralları sayılan Kürtler’in, bırakın eşcinsellere veya uyuşturucu bağımlılarına karşı, kendi halkından astlarına karşı bile sürekli faşistçe davrandığı bilinir. Keza köylülerin zenginkondulaşması, 1983-1998 arasında diğer gecekonduluların mal varlığını tam bir talan ve yağmaydı. Öyle ki: Anadolu toprağının bu nedenle yüzyıllarca çölleşmesi gündemde. Buraya kadar hepsi diyalektikti.  Ursula K. Le Guin’in çoğul (üçlü) diyalektiğinde 3 tane karşıt 2’li sav vardır. ‘Mülksüzler’ romanında bunlar çelişir, çatışır ama sentezlenmez. Alana 4. kategori-novum girer ve öykünün sonu boşlukta kalır. O demez ama biz buna ‘triyalektik’ diyebiliriz. 2’den 3’e yol varsa, 3’ten 4’e, 4’tan çoka ve/ya sonsuza da gidebiliriz ya da o yolu tanımlayabiliriz. Konulu tanımlarla, diyalektikten ve 2’den sonrasına ‘poliyalektik’ diyoruz. Tanım gereği, poliyalektikte ‘n x (n-1)’ adet 2’li karşıtlıklar, yani diyalektikler koyabiliriz. Şerh: Bir kategorinin kendisiyle çelişkileri, özdeşlik ilkesinin sorunsalıdır. Diyalektik, Aristo’dan Adorno’ya dek, özdeşlik ilkesini sorgulamaz. Buradaki parçalarda, Adorno’dan sonrasında sorgular ama o başka bir metnin konusu olur. Artı-ekstra çıkma: Bu karşıtlıklar bir düzlemde 180 derece açılı 2 ışın olarak tanımlıdır. Bunları 90 derece açılı, yani birbirine dik olarak yeniden tanımlarsak ve yeni bir öğeyi alana sokarsak, birbirine karşıt olan 3 adet 2’li yine olur ama bu durum biraz daha farklı bir triyalektik / poliyalektik olacaktır. Birim, ters ve geçersiz işlemler farklı tanımlanacaktır. Karşıtlıklar birbirine tersinmez işlemlerle dönüşebilir olacaktır ki Le Guin bir bakıma bu tür bir triyalektik tasarlamış oldu, çünkü Anarres bir bakıma Urras ile, bir bakıma A-İo ile özdeştir ama hiç biri verili yerzamanda diğerine çevrilemez, başka bir deyişle en keskin devrim bile %o 5-100 tümel değişim demektir. Buraya kadar düzüne poliyalektikti. Tersine ve negatif poliyalektikler de olabilir. Lao Tzu-Aristo sentezi bu tür açılımlar içerebilir. Yeni Sinema’da çokkültürlülüğün negasyonu dediğimizde, büyükkentlerin ve neo-globalizmin yarattığı, makro ve mikro kültürel yakınlaşmaların ve uzaklaşmaların, sentezlerinin ve praksislerinin karşıtını ve karşıtlığını imliyoruz. Yani: Aynı etkenlerin birbirinden uzakta iken, birbiriyle yakında olduğundan çok daha verimli etkileştiğini imliyoruz.  Bunu bir örneklemede imliyoruz: “Sukiyaki: Western Django.” Toshiro Mifune’nin kovboy filmlerinde oynadığını 1960’larda izlemiştik. Bu ondan başka, bambaşka başkalaşmış (metamorfoz) bir örnek: Doğu’yu Batı’ya taşımıyor, Batı’yı Doğu’ya taşıyor. Özdeşleşme, yabancılaşma, özdeşleşerek yabancılaşma, yabancılaşarak özdeşleşme bu film örneğinde aşırı kristalleşmiş novumlar sunuyor. Filmin özü şu: Samuray zamanında ve mekanında geçen bir ‘western’ filmi. Japonlar Amerikanca konuşuyor, altıpatlar kullanıyor ve Uzakdoğu Asya filmlerini apartmayı geçip, düpedüz yürüten Tarantino, Japonca konuşuyor, fonda da Fujiyama var. Keza, Shakespeare var ama Kurosawa tarzı değil. Birbirinin bakışığı sayılabilecek olan, ‘Yojimbo’yu ve ‘Last Standing Man’i geçen bir aşırı-yorum sözkonusu. Ana-novum biçimde: Klişe-biçimlerde değil, novum-biçimde: Jenerik-klip tarzı giriş bölümünde: Kırmızı yumurtadaki kanı silince bayez ortaya çıkıyor ve bunlar birbiriyle savaşan 2 tarafın üniforma renkleri. Filmin en önemli bölümü, ‘flashback’ yöntemiyle, ‘flashforward’ yapıp , intertekst ve hipertekst uygulaması yapması. Bu, bilinen bir ilk. Dolayısıyla toplamda ve bu film özelini arç edinerek, bilinen ve kabul gören tüm politiko-estetik kategorilere aşkınlaştırma uygulamış oluyoruz. Bu yeni varlık(-çık)(-lar) henüz adsızdır, o yüzden tao’dur, en azından sinemada, en azından 2020’ye dek."
 

  Tarih: 01.12.2008 Saat: 11:18 Gönderen: mehmet

 
 
 İlgili Bağlantılar
· God
· Konuda ara: Sinema-Senaryo
· Editör: mehmet


En çok okunan Yazı: Sinema-Senaryo:
ALMODOVAR'IN KADINLARI


 Yazı Oylama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu Yazıyı oylamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


 Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa


İlgili Konular

Sinema-Senaryo

Bu yazıya yorum ekleyin. Yazarın kendini geliştirebilmesi için yorumunuza ihtiyacı olabilir.
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 Site Menü

Sözcelem Felsefe Edebiyat

Sözcelem Felsefe Edebiyat Dergisi

Sözcelem Müzik

 ANASAYFA

 DERGİ

 MÜZİK

EDEBİYAT
FELSEFE
KÖŞE YAZARLARI
SÖZLÜK
E. MAKALELER
BLOG
KARANLIK ODA
KİTAPLIK
SÖZCELEM RADYO
ÜYELİK
İSTATİSTİKLER
SİTE HARİTASI
SİTEMİZİ ÖNERİN
EDEBİYAT-YAZI GÖNDER
BLOGUNA YAZI EKLE
FELSEFE-YAZI GÖNDER
TERİM EKLE
KİTAP TANITIMI EKLE

 Felsefe Notları
 Tüm Kategoriler
 BİRİKİM
 FELSEFE NOTLARI
 FELSEFEYE GİRİŞ
 FELSEFİ AKIMLAR
 FİLOZOFLAR
 HEGEL
 MARX
 OKUMA ODASI
 ORTAÇAĞDA FELSEFE
 PLATON
 PSİKOLOJİ
 TARİHSEL BELLEK
 YILMAZ ÖNER

 MAKALELER

NE NEDİR


 DENEME
 DENEME NEDİR

 ÖYKÜ
 ÖYKÜ

 DESTAN
 DESTAN NEDİR

 EDEBİYAT AKIMLARI
 KLASİZM NEDİR.
 GERÇEKÜSTÜCÜLÜK
 NATURALİZM
 GERÇEKÇİLİK
 FÜTÜRİZM
 VAROLUŞÇULUK
 SİMGECİLİK


EDEBİYAT YAZILARI


 ROMAN
 ROMAN ÜZERİNE

 ELEŞTİRİ KÜLTÜRÜ
 ELEŞTİRİ YAZILARI
 MODERNİZM-POSTMODERNİZM
 EDEBİYAT ve HAYAT
 MÜNEKKİT ( ELEŞTİRMEN) – AHMET HAŞİM

 ÖYKÜ
 ÖYKÜCÜLERİMİZ
 ÖYKÜNÜN YÜZYILI
 ÖYKÜ YAZMA TEKNİKLERİ

 ŞİİR
 Türk Şiirinin Tarihçesi


SOSYOLOJİ NOTLARI


 SOSYOLOJİK DÜŞÜNCE
  TOPLUM FELSEFESİNDEN SOSYOLOJİK DÜŞÜNCEYE
 EDEBİYAT ve SOSYOLOJİ




MAKALELER

 Son Yorumlanan Yazılar
· 1 PİNOKYONUN MUMU
· 2 YALNIZLIĞINI DA AL GİDERKEN
· 3 YALNIZLIĞINI DA AL GİDERKEN
· 4 PİNOKYONUN MUMU
· 5 KİMLİĞİMİN RENGİ
· 6 TARİH YIRTILACAK
· 7 TARİH YIRTILACAK
· 8 HAYATIMIN İÇİNDEN ÇIKILMAZ ANLARI
· 9 BİR MÜLTECİNİN SANDUKASI
· 10 Aramızda birşey var

 
Toplam E-Kitap: 56
Toplam Kategori: 7
Toplam İndirme: 3015

Yeni E-Kitap
· 1: Suç ve Ceza cilt-2
[Hit: 27]

· 2: Suç ve Ceza cilt-1
[Hit: 30]

· 3: DİRİLİŞ
[Hit: 29]

· 4: Değişim, Franz KAFKA
[Hit: 45]

· 5: Tırpan, Fakir BAYKURT
[Hit: 23]

· 6: Karın Altı Kardelen
[Hit: 36]

· 7: PAZARTESİ ÖYKÜLERİ
[Hit: 101]

· 8: değirmenden mektuplar
[Hit: 28]

· 9: JACK
[Hit: 29]

· 10: Gotha- Karl MARX
[Hit: 62]


Popüler E-Kitap
· 1: Pis Morugun Notları
[Hit: 403]

· 2: Felsefenin Baslangic ilkeleri
[Hit: 129]

· 3: DUVAR
[Hit: 116]

· 4: Arthur Schopenhauer
[Hit: 107]

· 5: Ömer HAYYAM
[Hit: 105]

· 6: Estatik, Betimleme, Din
[Hit: 104]

· 7: Kapital
[Hit: 102]

· 8: PAZARTESİ ÖYKÜLERİ
[Hit: 101]

· 9: Nietzsche-DECCAL
[Hit: 95]

· 10: Diyalektik ve Tarihsel Materyalizm
[Hit: 89]


 SÖZCELEM FELSEFE-EDEBİYAT DERGİSİ

 KÖŞE YAZILARI
Yazı AdıYazarOkumaTarih
ÖYKÜ ÜZERİNE ÇEŞİTLEMELERReha ÜLKÜ1412008-08-12
AK Parti’nin kapatılmamasıAtalay GİRGİN942008-08-12
[ Devamı... ]

 Üye Menüsü
Toplam Üye: 900
Aktif Üye: 0
Aktif Ziyaretçi: 4
Üye Adı
Şifre
          Yeni Üye KayıtYeni Üye Kayıt
          Şifremi UnuttumŞifremi Unuttum

 PANO
DUYURULAR   

Sadece Kaytl Kullanclar Giri �e De�lseniz �e Olun.

 KARANLIK ODA

Resim14
Resim14
  
Resim05
Resim05
  
gundelikci_kadinlar
gundelikci_k ...
  
Resim13
Resim13
  
1_1169_IVtagRqSAo
1_1169_IVtag ...
  
1_1161_C8RxVmHqV0
1_1161_C8RxV ...
  
MRay8
MRay8
  
saudek2
saudek2
  
Resim04
Resim04
  
MRay6
MRay6
  
saudek5
saudek5
  
1_1150_VHfoDhpRfi
1_1150_VHfoD ...
  
Saudek1982_113
Saudek1982_1 ...
  
Resim09
Resim09
  
gures
gures
  
MRay9
MRay9
  
lagrimas negras
lagrimas neg ...
  
1_1172_FocDvOaq9m
1_1172_FocDv ...
  
Resim01
Resim01
  
1_1149_psCGjCKw3r
1_1149_psCGj ...
  
saudek4
saudek4
  
1_1147_lkHCOSuRg5
1_1147_lkHCO ...
  
1_1145_bltYCJeMuJ
1_1145_bltYC ...
  
1_1159_NXsH62i1Ia
1_1159_NXsH6 ...
  
MRay5
MRay5
  



 KARANLIK ODA

1_1172_FocDvOaq9m
1_1172_FocDvOaq9m
  
1_1169_IVtagRqSAo
1_1169_IVtagRqSAo
  
1_1163_SHcJEDnnAO
1_1163_SHcJEDnnAO
  
1_1161_C8RxVmHqV0
1_1161_C8RxVmHqV0
  
1_1160_VGXB7YSWo8
1_1160_VGXB7YSWo8
  
1_1159_NXsH62i1Ia
1_1159_NXsH62i1Ia
  
1_1154_iXmYzBky1f
1_1154_iXmYzBky1f
  
1_1150_VHfoDhpRfi
1_1150_VHfoDhpRfi
  

Photo Gallery


   ANASAYFA EDEBİYAT FELSEFE ÜYE BLOG KARANLIK ODA İLETİŞİM

sözcelem©, 2006-2007 Site Yöneticisi : Mehmet İSTİF
KreatifAjans

Sözcelem'de yayınlanan bütün yazılar yazarlarına aittir.
Daha fazla bilgi için üyelik sözleşmesini okuyunuz